2. Mardin Bienali

 

MARDİN SİNEMA DERNEĞİ'nin DESTEKLERİYLE
 
2.MARDİN BİENALİ 21 EYLÜL’DE BAŞLIYOR


Küratörlüğünü Paolo Colombo ve Lora Sarıaslan’ın yaptığı ve 21 Eylül-21 Ekim 2012 tarihlerinde gerçekleşecek olan 2.Mardin Bienali’nin bu yılki başlığı İkinci Bakış//Double Take olarak belirlendi.

GAP İdaresi, Mardin Valiliği ile Başbakanlık Tanıtma Fonu tarafından desteklenen; direktörlüğünü Döne Otyam’ın, danışmanlığını Ayşegül Sönmez’in yaptığı 2.Mardin Bienali’nin küratörlüğünü, 6. İstanbul Bienalinin küratörü Paolo Colombo ve Lora Sarıaslan yapıyor.

Mardin Bienali’nin küratörleri Paolo Colombo ve Lora Sarıaslan için Mardin kenti geçmişle, günümüzle ve gelecekle yüzleşmek demek... Oluşturdukları bienalin kavramsal çerçevesi bugünün görsel kültürünü, Mardin’in dokusuyla harmanlayarak, bölgenin renkli öykülerine ve ruhuna güncel sanatı aşılamayı, kişisel hikayelere ağırlık vermeyi planlıyor.

Aralarında Fikret Atay, Sami Baydar, Edy Ferguson, Mona Hatoum, Hrair Sarkissian, Murat Şahinler, Shahzia Sikander ve Pae White gibi sanatçıların yer alacağı Mardin Bienali, ipuçlarını kentin mimari, tarihi ve kültürel katmanlarının zenginliğinden alırken hem kendini şekillendirip yeniden yaratıyor, hem de ona yeniden bakarak kenti şekillendirmemizi öneriyor.

Bu sergi bildiğimizi, alıştığımızı, bilmediğimizle, alışmadığımızla karşı karşıya getirerek izleyicide bir ikinci bakış uyandırmaya çalışıyor. Sanatla günlük nesneleri birbirinden ayıran, kimi zaman da birleştiren ince çizgiyi tanımlamak adına... Bienal, Mardinlilerin kent içinde günlük yaşamlarını sürdürdükleri, gezindikleri, çay içtikleri, saç sakal traşı oldukları çeşitli mekanları; tarihi binalardan berber dükkanlarına, kıraathanelerden açık hava sinemasına kadar ilginç mekanları seçerek normal koşullarda bir gezginin giremeyeceği ve deneyimleyemeyeceği şekilde 30 sanatçıya sergi alanı olarak sunuyor. Birbirlerine yürüme uzaklığında bulunan bu alanlar kimi zaman mekanla organik bir bağı olan kimi zaman da hiçbir ilişkisi olmayan yapıtlara hem esin kaynağı oluyor hem de yer veriyor.

İtalyan küratör Paolo Colombo'ya göre Mardin güvercini sıradışı yetenekleriyle insanda hem yeniden bakma dürtüsünü uyandırıyor hem de bir sanatçıyı çağrıştırıyor ve bienalin canlı imgesi haline geliyor. Bienal, kendine özgü yetenekleri olan yöresel Mardin güvercinine benziyor. Onu diğer güvercinlerden farklı kılan özelliği, belli bir yönde uçarken havada takla atabilmesidir. Sanatçılar kendi çalışma ve estetik anlayışlarında başardıkları sıçramalar veya taklalar ile evrenselleşir. Rus formalist kuramcı yazar Victor Shklovsky'nin 1923 yılında yayımlanan “Şövalyelerin Hareketi” adlı özgün yapıtında benzer bir evrimselleşme anlatılır. Sanatçı bir satranç oyuncusunun sonraki hamleleri tasarlaması gibi sezileri, sürprizleri, çevresel değişkenleri gözeten, kendine özgü bir evrimselleşme süreci geçiren bir son yaratır. Shklovsky kitabını, sanatçının hedefindeki son gibi, akıllarda kalan bir son ile bitirir. Hedeflerini sıralar ve onlara ulaşmak için yaratıcı ince zekasının ürünü olan hiciv yeteneğini kullanır ve son sözü şu olur:

Şövalye son hamleyi yapar.

Başını eğer ve gülümser.

Ayrıntılı Bilgi:

www.mardinbienali.org